Miras Hukuku

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: "Bana Bakana Evimi Bırakmak İstiyorum

13 April 2026
Hızlı Destek

Avukata direkt ulaşmak için hemen arayın.

Hemen Ara +90 532 548 4508

İlerleyen yaş, hastalıklar veya yalnızlık hissi, insanları hayatlarının son demlerinde güvenilir bir liman aramaya iter. Özellikle çocuklarından beklediği vefayı göremeyen veya hiç çocuğu olmayan pek çok yaşlı birey, "Benim kapımı kim çalarsa, hastalığımda bana kim bir tas çorba yaparsa, öldükten sonra evim ona kalsın" düşüncesiyle hareket eder.

Toplumumuzda genellikle bu niyetle tapu dairesine gidilip, bakım verecek kişiye doğrudan "satış" veya "bağış" yoluyla evin devredildiği görülmektedir. Ancak bu durum, yaşlı kişiyi sağlığında sokağa atılma riskiyle karşı karşıya bırakırken; vefatından sonra da evi alan kişiyi diğer mirasçıların açacağı iptal davalarıyla baş başa bırakır. Hem bakıma muhtaç kişiyi hem de bakım veren kişiyi hukuken en güçlü şekilde koruyan sistem **"Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi"**dir.

Bu makalede, 2026 yılı güncel Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatları ışığında; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin nasıl yapılacağını, çocuklardan birine yapılıp yapılamayacağını ve sözleşmenin hangi şartlarda mahkeme kararıyla bozulabileceğini Avukat Uğur Güler'in uzman perspektifiyle inceliyoruz.


1. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi; bakım borçlusunun (evi alacak kişi), bakım alacaklısına (yaşlı kişiye) hayatı boyunca bakıp gözetmeyi taahhüt ettiği, buna karşılık bakım alacaklısının da bir malvarlığını (genellikle evini/tarlasını) ona devretme yükümlülüğü altına girdiği resmi bir sözleşmedir.

Bu sözleşme, sıradan bir kağıda yazılarak yapılamaz. Kanun, yaşlı kişiyi dolandırıcılardan korumak için çok ağır şekil şartları getirmiştir:

  • Resmi Şekil Şartı: Sözleşme ancak Noter huzurunda (düzenleme şeklinde) veya tapu devri hemen yapılacaksa Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılabilir.

  • Şahit Zorunluluğu: Sözleşme hazırlanırken mutlaka taraflarla akrabalık bağı bulunmayan iki tanığın (şahidin) resmi makamda hazır bulunması ve yaşlı kişinin iradesinin sağlıklı olduğunu onaylaması şarttır.

  • Sağlık Raporu: Özellikle yaşlılık döneminde yapıldığı için, sözleşme tarihinde devlet hastanesinden alınmış "Akli melekeleri (Hukuki işlem ehliyeti) yerindedir" raporu alınması, ileride açılacak iptal davalarının önüne geçmek için hayati önem taşır.

2. Kendi Çocuğuma veya Mirasçıma Bu Sözleşmeyi Yapabilir Miyim?

Evet, yapılabilir. Bir baba veya anne, kendisine diğer çocuklarından daha fazla bakan, aynı evi paylaşan ve hastalığında başucunda bekleyen çocuklarından birine (veya kardeşine) minnet duygusuyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilir.

Ancak burada diğer kardeşlerin vefattan sonra açacağı "Muris Muvazaası (Mal Kaçırma)" davalarına dikkat edilmelidir. Yargıtay, bir babanın kızına veya oğluna yaptığı bakım sözleşmesinin iptal edilmemesi için şu kriterlere bakar:

  • Babanın sözleşmenin yapıldığı tarihte gerçekten özel bir bakıma ihtiyacı var mıydı? (Çok sağlıklı, kendi işini gören birinin bu sözleşmeyi yapması şüphe çeker).

  • Devredilen malın değeri ile verilecek bakımın değeri arasında korkunç bir uçurum var mı? (Baba, kendisine 2 yıl bakan çocuğuna 5 tane yalı, 10 tane fabrika devrediyorsa mahkeme bunu "bakım" değil, "diğer çocuklardan mal kaçırma" olarak değerlendirir ve tapuyu iptal eder).

3. Sözleşme Nasıl Bozulur? (İptal ve Fesih Şartları)

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, atılan imzayla biten değil, ölüm anına kadar her gün yeniden doğan bir yükümlülüktür. İşlerin ters gitmesi halinde hem sağlığınızda hem de vefatınızdan sonra bu sözleşme bozulabilir.

A. Bakım Veren Kişi İlgilenmezse (Sağlığında İptal)

En büyük korku, evi üstüne alan kişinin "Nasıl olsa tapuyu aldım" diyerek yaşlı kişiyi huzurevine bırakması veya ona kötü davranmasıdır.

  • Borçlar Kanunu, bakım alacaklısına Sözleşmeyi Feshetme Hakkı verir.

  • Eğer bakım borçlusu evi almış ancak yemeğinizi yapmıyor, sağlığınızla ilgilenmiyor veya size kötü muamele ediyorsa; Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açarak sözleşmeyi tek taraflı iptal edebilir ve devrettiğiniz tapuyu geri alabilirsiniz. (Bu dava sürecinde mahkeme, güvenceniz için tapuya tedbir koyar).

B. Vefattan Sonra Diğer Mirasçıların Sözleşmeyi Bozması

Yaşlı kişi vefat ettikten sonra, mirastan mahrum kalan diğer çocuklar genellikle hemen mahkemeye koşarlar. Ancak ölünceye kadar bakma sözleşmesi, normal bir "Bağış" gibi değildir; bir emek (ivaz) karşılığı yapıldığı için bozulması çok daha zordur.

  • Diğer mirasçılar, bu sözleşmenin aslında sahte olduğunu (bakım yapılmadığını, asıl amacın mal kaçırmak olduğunu) ispatlayarak Muvazaa (Tapu İptal) Davası açabilirler.

  • Ayrıca, eğer devredilen mal kişinin tüm malvarlığı ise ve diğer mirasçıların "Saklı Paylarına" tecavüz ediyorsa, belirli şartlar altında Tenkis Davası açarak haklarını arayabilirler.

4. Tapuyu Hemen Devretmek Zorunda Mıyım?

Hayır, değilsiniz. Hukuken iki farklı yol izleyebilirsiniz:

  1. Tapuyu Hemen Devredip "Ömür Boyu Oturma/İntifa Hakkı" Koydurmak: Evi bakıcının veya çocuğunuzun üzerine yaparsınız, ancak tapuya "Ben ölene kadar bu evde oturma veya kirasını alma hakkına sahibim" şeklinde şerh düşersiniz. Sizi evden atamazlar.

  2. Tapuyu Vefattan Sonraya Bırakmak: Sadece Noterde sözleşmeyi yaparsınız. Siz sağken tapu sizin üzerinizde kalır. Siz vefat ettiğinizde, bakım borçlusu mahkemeye elindeki sözleşmeyi sunarak tapunun kendi adına tescil edilmesini talep eder. Bu yol, yaşlı kişi için en güvenli olanıdır.


Avukat Uğur Güler ile Geleceğinizi ve Emeğinizi Güvence Altına Alın

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi; ne sadece "evi verme" işlemidir ne de basit bir minnet göstergesidir. İnsan hayatının en hassas dönemini düzenleyen, çok ağır hukuki sorumluluklar barındıran bir "ömür ortaklığı" sözleşmesidir. Hatalı kurgulanan bir sözleşme, yaşlı kişiyi sokağa atılma tehlikesiyle baş başa bırakabileceği gibi; yıllarca uykusuz kalarak yaşlıya bakan, altını temizleyen iyi niyetli bir bakım verenin de vefat sonrasında diğer mirasçıların açtığı davalarla tüm hakkını kaybetmesine neden olabilir.

Avukat Uğur Güler, Miras ve Borçlar Hukuku alanlarındaki derin tecrübesiyle; bakım sözleşmelerinin her iki tarafı da koruyacak yasal güvencelerle (intifa hakları, tapu şerhleri) Noter ve Tapu Müdürlüklerinde usulüne uygun şekilde kurgulanması; bakım yükümlülüğünün ihlali halinde sözleşmenin feshi (tapunun geri alınması) davalarının açılması ve vefat sonrasında gündeme gelen asılsız Muris Muvazaası davalarında bakım verenin haklarının şeffaflıkla savunulması süreçlerinde kurumsal avukatlık hizmeti sunmaktadır. Emeklerinizin ve mülkiyetinizin nankörlüğe kurban gitmemesi için, hayatınızın en önemli imzasını uzman bir avukatın rehberliğinde atın.